Yavuz Sultan Selim Gerçek Aşk Nedir?

Bilim Dergisi Sayı 15 Dna Yaşam Kılavuzu
17/05/2017
Mısır Fatihi Yavuz Sultan Selim
17/05/2017

Yavuz Sultan Selim Gerçek Aşk Nedir?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır’ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan
Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor,akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir

kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin umutsuz bir
aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye… Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz boyutlara ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir. Lâkin aradaki uçurum cariyeyi iyice çıkmaza sokar ve kararsız hale getirir. Bir yandan aşkının dayanılmaz baskısı,diğer yandan aradaki devâsâ farkın kendini engellemesi arasında bocalayan cariye Halifenin karşısına çıkma cesaretini kendinde bulamadığından,
yazıyla ilân-ı aşk etmeye karar verir. Ve üç kelimelik bir not yazarak Halife hazretlerinin yatağına bırakır. Notta sadece üç kelime yazılıdır:

-Derdi olan neylesin?; Akşam çadırına gelip de yatağının üzerinde küçük bir kağıt parçası bulan Yavuz Sultan Selim Han, kağıdı okuyunca bu notu yazanın, çadırını süpüren cariye olduğunu anlar. Ve kâğıdın arkasına cevabını yazar:

-Derdi neyse söylesin.

Kâğıdı aynı yere bırakır. Sabah olunca da çıkıp gider. Bir müddet sonra
Cariye temizlik için çadıra geldiğinde ilk iş olarak kâğıdı arar. Kâğıdı
bıraktığı yerde duruyor bulur. Kaparcasına kâğıdı alıp okuduğunda heyecanı
bir kat daha artar. Halifenin cevabından cesaretlenen cariye, kâğıdı
çevirip dünkü notunun altına şu cümleyi ekler:

-Korkuyorsa neylesin?

Akşam olur. Halife çadıra döner. Kâğıdı okur ve cevabı yazar:

-Hiç korkmasın söylesin.

Sabah bu cevabı okuyan cariye artık kararını vermiştir: Aşkını bu akşam
halifeye söyleyecek. Ne olacaksa olsun artık. Ve o gün temizliği bitirdiği
halde gitmeyip Halifeyi beklemeye başlar. Yavuz Sultan Selim Han akşam
çadıra dönünce cariyeyi kendisini bekler bulur. Cariye, Halifeyi görünce
hemen ayağa kalkıp temenna durur. Yavuz Selim Han “Buyurunuz, sizi
dinliyorum” deyince, cariye tüm cesaretini toplamaya çalışırken, titreyen
ellerini gizlemek için elleriyle dirseklerini tutarak kollarını
kavuşturur. Heyecandan yüzü kıpkırmızı olmuştur. Kalbi yerinden
fırlarcasına atarken, titrek ve mahcup bir sesle:
-Efendim… der.Cariyeniz… Size… ve cümlesini tamamlayamadan yığılıp kalır.
Kalbine sığmayan aşkını söyleyemeden ruhunu teslim eden cariyenin, bu
tertemiz aşkı karşısında Koca Halife gözyaşlarını silerek etrafındakilere
şöyle der:
GERÇEK AŞKI ŞU CARİYEDEN ÖĞRENİN. ZİRA ÂŞIK, MÂŞUKUNUN YOLUNDA OLUR VE O YOLDA ÖLÜR

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir