Renkli Dünya Çocuk Klasiklerinden – Hansel ve Gretel
09/10/2017
Ufo Gördüm | Gerçek Yaşanmış Hikayeler -1
04/01/2018

Yalancı Köle

Zamanın birinde bir adam Köle almak pahalı olduğundan,evin işlerine yardımcı olması için köle kiralayacakmış.Pazara gitmiş.orda bir arkadaşı varmış köle kiralayan.elinde iki tane köle varmış.birisinin fiyatı 5 dinar diğerinin fiyatı 50 dinar.Fiyatı 5 dinar olan güçlü kuvvetli dinç genç biriymiş,50 dinar olan böle sıska bitkin solgun yorgun bir tipmiş. Adam satıcıya sormuş

-”Güçlü kuvvetli olan neden bu kadar ucuz da sıska çelimsiz olan bu kadar pahalı.” 

satıcı cevap vermiş.

-”Ucuz olan çok yalan söyler nereye kiraladıysam kime kiraladıysam geri getirdiler ama bu çelimsizden herkes memnun kaldı.çok doğru ve dürüst birisiymiş. Adam düşünmüş bana ne canım demiş önemli olan benim işlerimi halletsin huyu suyu beni ilgilendirmez.sonra 5 dinar olan güçlü kuvvetli köleyi kiralamış.Eve gitmişler köle işlere başlamış, Adam uzaktan seyrediyormuş . işleri çok güzel yapıyormuş. her işin üstesinden geliyormuş. adam kesin kararını bu sefer vermiş kölenin kalması için gidip satıcıya bedeli ödeyip satın almış .Günler böyle geçiyormuş. sonra bir gün köle adamın yanına gelmiş. ona karısının kendisi hakkında iyi şeyler düşünmediğini devamlı bir planlar peşinde olduğunu söylemiş. Adam ilk başta inanmak istememiş. sonra içine bir kuşku düşmüş. Karısına yaklaşırken hep kuşkuyla yaklaşıyormuş. sonra köle yine gelmiş. ona

-” Sen işe gidince bir Büyücüye gitti dönerken de elinde bir şişe vardı. galiba seni zehirleyecek.” demiş . adam iyicine kuşkulanmaya başlamış.tabi bu arada kölenin bu fitnelemeleri devam ediyormuş. adam artık evde yemek bile yemez olmuş.karısıyla da iyice arası açılmış.Köle bu defa kadına gidip

-“Kocan artık seni sevmiyor farkında değilmisin yaptığın yemekleri dahi yemiyor yakında üzerine kuma getirecek” demiş

Kadın düşünmüş ve köle hak vermiş adam ne desem iki kere düşünüyor kölenin dediği gibi ne zaman gelse karnım tok diyip bir şey yemiyor.Köle efendisi kadına ertesi sabah sormuş

-“Hanımım neden düşüncelisiniz?”

-“Dediklerini düşündüm haklısın ne yapsam diye düşünüyordum?”

-“Bakın hanımım o çok kolay siz beyin sakalından bir tutam alın bağlama büyüsü yapmayı bilirim o sakalı bağlayıp büyü yapılınca bey sizi el üstünde tutacak her dediğinizi dinleyecek”

diyince kadının hoşuna gider.

-“Tamam bu akşam hallederim” dedi.

Köle bu defa evin beyi gelince

-“Aman efendim bu gece dikkatli olun hanımın bir sevdiği olduğunu öğrendim bu gece sizi öldürecek dikkat edin” adam bu lafa inanmaz yok canım o kadarda uzun boylu değil desede içindeki kuşkuyla uyur gibi yapar ve bekler.Kadın usulca kalkıp adamın usturasını alır,yatağa gelip adamın tam sakalından tutmuştur ki adam kalkıp usturayı alıp kadını öldürür.Sabah köle kalkıp durumu görür.Ev sahibi ise zaten tüm gece uyumamıştır kalkıp dışarı gidince.köle hemen kadının akrabalarına durumu anlatır;

-“Hanımımın hiç bir suçu yokken öldürdü gencecik yaşta gitti” diye ağır yakar,onları güzelce doldurur hepsi o sinir ve hınçla ev sahibini sokak ortasında öldürürler.

Köle düzen kalmadığı için akşama kadar yatıyormuş.Yiyormuş  içiyormuş. Bu defa köle adamın akrabalarına gitmiş. -“Kadın efendime ihanet etti onu öldürecekti,efendim öğrenince onu öldürdü,Efendimi sokak ortasında akrabaları öldürdüler,” diye ağlayarak onları bir güzel doldurmuş. Bu sefer adamın akrabaları kadının akrabalarının üzerine  yürümüşler onlardan bir kaçını öldürmüşler.Bu arada evde ne var ne yoksa satan köle kaçıp kendisini kurtarmış.

==================================================================================
Ebu Abdullah Kureyşi anlatıyor:
Bir gün adamın birisi on günlük( ortalama yediyüz kilometrelik) yolu yürüyerek yanıma geldi ve yedi şey öğrenmek istediğini söyledi.
– Allah (c.c) Hz. sana ihsan buyurduğu ilimden, Allah için bana da öğretirmisin dedi
– Ne öğrenmek istiyorsun? diye sordum.
– Bana göklerden ağır, yerlerden hafif, taştan katı, ateşten sıcak, kıştan soğuk, ve denizden engin, yetimden zayıf olan şeyin ne olduğunu öğret dedi. Bende şu cevabı verdim:
– Göklerden ağır olan iftiradır. Yerden hafif olan ise haktır. Taştan katı olan kafirlerin gönülleridir. Ateşten sıcak olan hırstır. Zemheriden soğuk olana gelince, bu da istediğin bir haceti sana vermeyendir. Denizden zengin olan kanaat sahiplerinin gönülleridir. Yetimden zayıf olan ise dedikoducuların durumlarıdır. Çünkü yüzü yere geçe geçe dedikodu yapar..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir