Mesnevi’den Yaşlı Şeyh Ve Helvacı Çocuk

Mesnevi’den Kaldıramayacağın Yük Hikayesi
26/07/2017
Mesnevi’den Hükümdar,Şehzade Ve Büyücü
26/07/2017

Mesnevi’den Yaşlı Şeyh Ve Helvacı Çocuk

Mesnevi’den Yaşlı Şeyh Ve Helvacı Çocuk,Cömertliğiyle tanınmış bir şeyh vardı bir zamanlar. Bu yüzden bir türlü borçtan kurtulmazdı.
Şeyh yıllarca bulduğunu dağıttı, bundan dolayı da bor­cu artıkça arttı. Sonunda borcunun tamamı döıtyüz dina­ra yükseldi. O zamanlar dört yüz dinar çok yüksek bir meblağ idi.

Bir gün şeyh hastalandı. Hastalığı ağırdı. Öleceğini an­layan alacaklıları şeyhin başına toplandılar. Şeyhe kötü kötü bakıyor, onun hakkında kötü şeyler düşünüyorlardı.

O sırada helva satan bir çocuk sokaktan geçiyordu. Şeyh hizmetçisine:

“Git şu çocuktan helvanın tamamını al da bu alacaklılar yesin, hiç olmazsa bir süreliğine gönülleri hoş olsun/’ dedi.
Hizmetçi dışarı çıkıp helvacı çocuğu çağırdı. Helvanın tamamım yarım dinara satın alıp şeyhin borçlularına ikram etti. Borçlular helvayı yiyip bitirdiler. Helvacı çocuk boş tepsiyi ve ücretini istedi, ölmek üzere olan şeyh:

“Ben zavallı ve ölmek üzere olan biriyim, ben de para ne gezer?..” dedi.
Bunu duyan helvacı çocuk ağlayıp inlemeye başladı. Alacaklıların buna iyice canlan sıkıldı ve ileri geri söylen­meye başladılar. Çocuk taa ikindi vaktine kadar ağlayıp durdu.

Şeyh bu arada gözlerini yummuş çocuğa hiç bakmıyor­du.
İkindi vaktinde bir hizmetçi elinde bir tabakla içeriye girip, tabağı şeyhin önüne koydu. Şeyh, hizmetçisine taba­ğı alacaklılanna vermesini söyledi. Hizmetçi de söyleneni yaptı, tabağı alacaklıların önüne koydu. Tabağın örtüsünü açtıklarında herkes hayretler içinde kaldı. Zira tabakta şey­hin borcu olan, döıtyüz dinar vardı. Tabağın kenarında da beze sarılı yarım dinar vardı. O yarım dinar da helvacı ço­cuğundu.

Bu duruma şaşıran alacaklılar, utandılar. Şeyh hakkın­daki kötü sözlerine ve yanlış zanlarından dolayı pişman olup şeyhin ellerine sarıldılar.
“Ey ulu kişi bu işin sırrı, hikmeti nedir anlat bize,” dedi­ler.
Bunun üzerine şeyh:
“Ey insanlar bunun sırrı şudur. Ben bunu Allah’tan di­ledim. Cenabı Hakk bana doğru yolu gösterdi. O paranın gelmesi çocuğun ağlamasına bağlı idi. Helvacı çocuk ağlamasaydı rahmet denizi coşmazdı,” dedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir