Mesnevi’den Boyalı Çakalın Hikayesi

Mesnevi’den Başından Belli İş Hikayesi
12/07/2017
Mesnevi’den Sermayesi Tükenen Buz Satıcısı
15/07/2017

Mesnevi’den Boyalı Çakalın Hikayesi

Bir çakal bir boyacı küpüne düştü. Küpün içinde biraz kaldıktan sonra postu boyanmış olarak küpten çıktı. Küpten çıktığında, derisinin ve tüylerinin boyandığını gördü.

Boyalı tüyleri parlak bir renk almıştı. Güneş vurdukça renkler parlıyordu. Tüylerini böyle rengarenk gören çakalın aklı başından gitti. Diğer çakalların yanma koştu. Onla­ra kendini gösterdi. Çakallar onu böyle görünce:
“Ey çakal nedir sendeki bu hal?..” dediler. “Bu renga­renk tüyler, bu sonsuz neşe sana nereden geldi?.. Böylesi­ne gururlanıp kibirlenmenin sebebi nedir?..”
Çakallardan biri öne çıktı:
“Ey dost!.. Sen hile mi yapıyorsun?.. Yoksa sen manevî bir mükafata kavuşup salihlerden biri mi oldun?.. Bence böyle boyanarak meydana çıkıp boş laflar ederek kendini göstermen, bizleri kandırmak için hilekarlıktır. Hileye sapıp utanmazlığı ele aldın. Manevî zevkler Enbiya ve Evliya gibi Allah dostlarına, utanmazlık da hilekarlara mahsus­tur. Senin gibiler, bizim gibi saf kişilerden iltifat görmek için biz hoşuz, salih kimselerdeniz derler. Halbuki, sizler hiç de hoş olmayan kimselersiniz.”
Bu sözleri duyan çakal, konuşan çakalın yanına geldi. Kulağına fısıldayarak konuştu:
“Bak şu renklerime!.. Kimin benim rengimde bir putu var. Görüyorsun ki tıpkı bir gül bahçesi gibi güzel bir hale gelmişim. Böylesine güzel renkler taşıyorum. Bana karşı gelme, çabuk karşımda eğil, secde et!..”
Sonra bütün çakallara seslendi:
“Ey çakallar!.. Aklınızı başınıza toplayın, sakın bana ça­kal demeyin. Bu güzelliklerin bir çakalda bulunması mümkün mü?..”
Bu sözleri duyan diğer çakallar etrafına toplandılar. Biri:
“Efendimiz, size ne dememizi istersiniz?..” dedi. Boyalı çakal gururla:
“Bana müşteri yıldızına benzeyen erkek tavus kuşu de­yin” dedi.
Biri sordu:
“Peki ama tavuslar gül bahçelerinde cilveler yapar, naz­lı nazlı dolaşırlar. Sen de öyle cilve yaparak dolaşabilir mi­sin?..”
“Hayır!..”
“Peki tavuslar gibi ötebilir misin?..”
“Hayır!..”
Çakallar üstüne yürüdü.
“Ey sahtekâr!..” diye bağırdılar. “O halde sen tavus de­ğilsin. Boşuna bizi kandırmaya çalışma. Tavusun renk renk olan tüyleri kökten gelir. Sen geçici renklerinle nasıl olur da tavus olduğunu iddia edersin.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir