Cumhuriyet’in ilk Yıllarında Torpil Nasıl Yapılırdı?

Hikayelerimiz Gerçek Sevgi Nedir?
13/06/2017
Çocuk Gözü ile Bakmak
13/06/2017

Cumhuriyet’in ilk Yıllarında Torpil Nasıl Yapılırdı?

Bu hikayemiz Cumhuriyet’in ilk yıllarında torpil nasıl yapılırdı? onu anlatmaktadır. Yıl 1934, o dönemde Milli Eğitim Bakanlığı Ulus’tadır. Bakan ise Niğdeli Abidin Özmen’dir. Bakan, makamında çalışmaktadır. Kapı çalınır. Bakanın gür sesi “Giriniz”. Atatürk’ün yaverlerinden biri, yanında iki çocukla makama girerler. Hoşbeşten sonra Yaver Bey, Bakan Abidin Özmen’e bir zarf uzatır. Konuklara yer gösterir ve zarfı açar. Atatürk’ten gelen bir mektuptur bu:
“Bay Abidin Özmen, Milli Eğitim Bakanı…”
Abidin Özmen zarfı özenle açar ve mektubu dikkatle okur:

“Yaver Bey’le, size iki fakir ve kimsesiz çocuk gönderiyorum. Bu çocukları, uygun göreceğiniz, bir liseye (parasız yatılı olarak) kaydını yaptırıp…”

Bu Atatürk’ün bir emridir. Kesinlikle yerine getirilecektir. Bakan Abidin Özmen, Ortaöğretim Genel Müdürü’nü çağırtır ve şu direktifi verir:

“Yaver Bey’in yanındaki bu iki çocuğun evraklarını alınız ve bu çocukları Haydarpaşa Lisesi’ne paralı yatılı olarak kaydını yaptırıp, her ikisi için de üçer yıllık paralı yatılı makbuzlarının ‘Veli ve Ödeyen hanesine Atatük’ün ismini yazdırarak bana getiriniz” der.

Bakanın emri yerine getirilmiştir. Abidin Özmen’de kısa bir mektup yazarak, Yaver Bey’le Atatürk’e yollar. Mektubun içeriği şöyledir:
“Muhterem Paşam, Yaver Bey’le göndermiş olduğunuz iki çocuk hakkında emirlerinizi aldım. Ancak, arkasında Türkiye Cumhuriyeti’ nin kurucusu ve Cumhurbaşkanı Atatürk gibi birisi bulunduğu için; bu iki çocuğu fakir ve kimsesiz olarak kabul etmeme, hem yasalarımız, hem de mantığımız izin vermedi. Bu nedenle her iki çocuğun da emirleriniz gereği Haydarpaşa Lisesi’ ne paralı yatılı olarak kayıtlarını yaptırdım. Çocukların üçer yıllık okul taksitlerine ait makbuzlarını ekte takdim…”

Atatürk bu mektup üzerine, devrin Başbakanı İsmet İnönü’ye telefon ederek
“Bak”demiş. “Senin Milli Eğitim Bakanın bana ne yaptı” diyerek olayı anlatmış. İnönü, Bakan’ın adına özür diler. Atatürk: “yok” der, “özür dileme. Çok memnun oldum. Keşke her devlet adamı bu medeni cesarete sahip olabilse ve gösterebilse.

Bu anı Yüksek Mimar H. Rahmi Özmen’in amcası M.E.B.Bakanı Abidin Özmen ve Atatürk arasında geçer. Tarihi değeri olan ve hiçbir yerde yayımlanmayan bu anının unutulup gitmesine gönlü razı olmayan bakanın yeğeni H. Rahmi Özmen 15.08.1985 günlü bir mektupla gazeteci yazar Vahap Okay’a iletir. O da 15.09.1985 tarihli kolay ilan adlı gazetesinde yayımlar. Bu kaynaktan alınmadır

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir